-Abi ben damat olarak geldim, 2 yıl oldu.

+Ne kadar güzel. Neler yaptın?

-Dil öğrendim, yüksek okula gittim, şimdi de bir yerde sabit kontrakt aldım çalışıyorum.

+Maşallah. Okulu ne çabuk bitirdin?

-Okul bitmedi, dil öğrenecek kadar gittim, sonra iş güç, hayat gaylesi, mecburen çalışmaya başladık…

Keşke böyle başlayan dialoglar, böyle bitmeseydi değil mi?

Türkiye’de istenilen bölümü okumak zor. Dahası, kaliteli bir eğitim alabilmek zor. Dahası, öğrenim süresince hayatı idame ettirebilmek sorun.Belçika ise, sosyal devlet olmasının bir sonucu olarak, herkese eşit haklar sağlamak gayesi ile bu sorunları biraz daha -en azından Türkiye’ye göre- aşmış bulunmaktadır. Yani, değerlendirilmeyi bekleyen bir mükafatın içerisindeyiz.

Konuya damat olarak girsek de, evliliği okumakla birlikte yürütmek çoğu zaman sorun olarak görülmektedir. Ancak bu bakış açısını değiştirmemiz gerektiğini az biraz realist bir örnekle somutlaştıracak olursak göreceğiz: yüksek öğrenime 18-20 yaş arası başladınız diyelim. Normal bir öğrenim süresinde 23-25, “pata-kute” bir öğrenim süresinde ise 25-27 yaşları dolayısında okulu bitiriyor olacaksınız. Ha bir de işe gireyim dediniz 1 yıl daha. Ha bir de para biriktireyim, ön-seremonileri atlatayım dediniz, yaş geliyor 30’a dayanıyor. Yani, “hayat arkadaşı” diye tanımlayabileceğiniz eşinizi neredeyse -Cahit Sıtkı Tarancı hesabına göre- hayatınızın yarısında oyuna alıyorsunuz (gerçi yaş 35 yolunu yarısı eden diyen sevgili şairimiz de 46 yasında vefat etmiş ya neyse). Hakikatte ise, evliliğin eğitim hayatına da, sosyal hayata da, iş hayatına da olumlu katkı yaptığı istatistiksel çalışmalara göre ortaya konulmuş bir gerçektir. Yani “evlilik okumaya engel değil”.

Maddi olarak okumayı tercih etmeyenlerin de bilmesi gerekir ki:  Belçika devleti yüksek öğrenime kayıt yapan herkese  3600 € -ve gelire bağlı olarak hatta daha fazla- yıllık hibe burs veriyor. İşçi açığı olan eğitim dallarını seçerseniz İş Bulma Kurumu size eğitiminiz süresince aylık maaş bağlıyor. Bulunduğunuz belediyeler, valilikler ve eyaletlerin her biri eğitim kredisi ve hibe olarak yardım veriyor. Okuduğunuz okullar ise elektronik masraflarınızdan, kullandığınız kaleme, bütün eğitim harcamalarınızı hesaba katarak yine kredi ve/veya hibe veriyor.

Kısa vadeli olarak, peşin olan bulacağınız veya çalıştığınız iş ne kadar cazip olursa olsun; uzun vadede diplomalı olarak çalışmanın kârı daha fazladır. Nitekim, Avrupa’da işsizlik kalifiye elemanları, diğerlerine göre çok daha az vuracaktır. Yine kazanç bakımından da, emeklilik bakımından da, daha karlıdır.

Bu bahisler haricinde ise, yüksek öğrenimi tamamlamak için sadece istemek ve çevremizdekileri bu isteğimizde ne kadar haklı olduğumuzu göstermek kalıyor. Son olarak şu hadis-i şerif meali ile bitirelim:

(Sahabe) – Ölüme bir hafta kalsa, ne yapmalı?

(Peygamberimiz s.a.v) + İlim öğrenmeli

– Bir gün kalsa?

+ İlim öğrenmeli

– Bir saatim kalsa?

+ İlim öğrenmeli.