Süper hızlı bilgisayarların birbirine internet ağı ile bağlanmasıyla insanlık adına çok büyük bir atılım yapılmış, insanlığın bilgi birikimi her gün katbe kat artmıştır. Peki bu bize ne katıyor?

Niçin?

Şu bir gerçektir ki teknoloji ihtiyaçtan doğmaz. Teknoloji doğabileceği için doğar ve ihtiyaçlar sonrasında yaratılarak insanlara pazarlanır. Örneğin telefon icad edildiğinde haber yayını olarak pazarlandı, olmadı. İlahi ve müzik için pazarlandı, olmadı. En son şirketler arası, daha sonra evler arası kurularak bu ağ yayılarak gitti. Sonuç olarak ihtiyaç yaratıldı ve pazarlandı.

Benzer şeyler bugün internet için de geçerli. “Böyle bir teknolojiye sahip olduk ama bununla ne yapabilirim” gibi insanı bir sorgulama başladı. Ancak fazla devam edemedi. Büyüyen ınternet pazarı insanların zaaflarını kullanarak bunu çok da sorgulatmamayı başardı. Yanlış bir adaptasyon süreci başladı ve maalesef çoğu genç için ınternet, sosyal medya ile aynı anlama gelmeye başladı. Somut olarak: facebook, twitter, ınstagram ve benzeri siteler…

Zarar?

Eski teknolojilere nazaran ınternet insanları pasif birer bilgi-tüketicisi olmaktan çıkarıp aktif birer katılımcı haline getirdi, doğru. Ancak bu özgüvenle insanlar herşeyi kontrolünde sanmaya da başladı. Medya, sosyal baskı, reklam, bilinçsizlik, dişlanmışlık baskısı vs. gibi etkileri çok da hesaba katmadan. Yani bir manada düştüğünden bihaber olarak kalkmayı aklına getirmeyen bireyleriz ya da adayıyız. Bunun dışındaki çok yönlü dezavantajlarını sıralayacak olursak:

–        En değerlimiz “zaman” boş yere gitmesi.

–        İnsanların kendisi ile ilgili şeyler paylaşmaya ştimule eden web sistemleri insanları bağımlılık, stres ve kendine güvensizlik, kendini önemsiz hissetme, beğenilme vs. gibi kişisel bozukluklara sebep olması.

–        Kişisel bilgilerinin pazarlanmasının bir mitten öte resmi bir gerçeklik olması ve bunun umursanmaması.

–        “Fırsat zararı”. Yani boş geçirilen o süre zarfında yapabileceğimiz her hangi yararlı bir işi yapamamanın maliyeti.

 

Hiç düşündünüz mü?

Her türlü bilgi, objektif ve sübjektif, neredeyse her dilde mevcut. Online eğitimler, haberler, hizmetler, bloglar, forumlar, pazardan 50’ye alacağınız eşyaları 5’e alabileceğiniz marketler, dahası kendinizin eşya ve hizmet satabileceğiniz pazarlar mevcut. Peki niçin sadece bir kaç siteye bağlı kalıp, her gün aynı şeyleri yapmaya eğilimli olduğunuzu hiç düşündünüz mü?

Verecek bir cevabınız yoksa, sizleri etrafınıza ördüğünüz yapay duvarları yıkıp, sahip olduğunuz potansiyelleri en etkin şekilde kullanmaya davet ediyoruz.

Yeni yılı daha yeni yasamanız dileği ile.